Reklam Yorumcusu
Jaguar İKİBİNONBEŞ Reklamları

Jaguar İKİBİNONBEŞ Reklamları

Reklam Yorumcusu Ekibi Yorumlar Sizden.
Nida İPEK Yazdı.
Şimdiiiiii biraz sıkılmadım dersem yalan olmaz. Neden sıkıldım? Neden sadece 1 kişi oynamış? Birkaç yakışıklı olsaydı ya da taş gibi birkaç hatun… Daha iyi olmaz mıydı?
Görseller müthiş.. İnsanın orada olası geliyor..
Arabalar müthiş.. İnsanın binesi geliyor.. (aklıma birden nedense ABBA’nın Money Money Money şarkısı geldi )
Ama sanki biraz ruhsuz.. Çözemedim tam.. Belki Bimocu olduğumdandır
Bir sahnesinde yok artık dedim.. Hani şu test sahnesi.. Arabanın duvara geçtiği sahne.. Bizim çocukcağız diyor ya “Bu işi seviyorum”.. İşte orası.. Nasıl bir psikopatsın arkadaş sen?

Bircan Caner TOYGU yazdıReklam yeşil bir perdenin önünde çekilmiş sırf bilgisayar yapımı bir iş ile başlıyor. Böyle şeyleri sevmiyorum nedense. Biraz da gerçek obje lazım değil mi? Zaten reklam 3 farklı reklamdan oluşuyor. Bu birleştirilmiş hali. Jaguar XE modeli son çıkan ve en beğendiğim model. Keşke benim olsa Soğukluk testi harika. Çarpışma testi berbat..
Devamını oku...
Haydar Dümen'li Yandex Reklamı

Haydar Dümen'li Yandex Reklamı

Yandex… Hem de Haydar DÜMEN’li…İzledim reklamı, Haydar DÜMEN konusu ilginç tamam kabul. Ama dedim Özlem sen yine reklamdan uzaklaşıp konuyu saptırıp uzatırsan ne olacak? Sonra amaaan dedim, göze aldım, yazdım:)

Biraz araştırma yapayım dedim. Haydar DÜMEN okurlarına ne gibi cevaplar veriyor dedim… Baktım okudum biraz :) Bir an için reklamı yazmaktan vazgeçer gibi oldum…. Yok dedim okuyamayacağım dedim, en iyisi dedim, araştırmamak dedim, sonuçta bana ne dedim insanların sorunlarından dedim… Reklamı tekrar izledim:)

Devamını oku...
Honda Commercial

Honda Commercial Prodigy

Hız ve gücün tutkuyla birleşimini sürüş keyfine dönüştürmek için gerekli şart. Honda Pure Thrust ve Prodigy kullanımı...
       
İlk olarak söylenmesi gereken konu hanımefendinin kaliteli bi yaklaşımla karşısındakini aşırı derecede cezbedici vücut dili vücudundan bahsetmedim bakın vücut dili çok iyi kullanıyor yüz mimikleri hareketler ve ufak tavırlar. Seksepalitesi yüksek bi gecede sürüş keyfini maksimuma çıkarmak istemenin ve tutkuyla tatminle güvenle ve hızla ilerlemenin getirisi olabilecek bi motor macerası...
Devamını oku...
Filli Boya Simsiyah

Filli Boya Simsiyah

Simsiyah bir ekran içimize işleyerek, sızlatarak beliren bir isim Özgecan… Günlerdir konuşamadım, yazamadım, yorum yapamadım, okudum, izledim… Sustukça büyüdü içimdekiler. Annenin keşke silahla öldürselerdi canı acımazdı diye bir cümlesi vardı. Babanın meleğimin üstüne toprak atmayın diye bir cümlesi… Bu cümlelerin üstüne cümle kurulamazdı. Sözlerin, sabırların o ailenin hayatlarının bittiği yerdi besbelli. Tarifi mümkün değil yaşadıklarımızın, gördüklerimizin, hissetmeye çalıştıklarımızın… Gözlerimi kısarak, dudaklarımı ısırarak, tırnak kenarlarımı yolarak, vücudumu kasarak, boğazım düğümlenerek, derin nefes alma ihtiyacı duyarak izliyorum, okuyorum günlerdir.

O neler hissetmişti acaba? Nasıl canı acımıştı? Nasıl korkmuştu? Nasıl direnmişti o caniye? Teslim olmama isteğiyle nasıl kavrulmuştu içi? Neler geçmişti aklından? Babasını düşünmüş müydü? Kurtaracak birini aramış mıydı gözleri? Yardım edin diye bağırmış mıydı? Bu acı bitsin hemen öleyim diye mi düşünmüştü parmakları kesilirken? Yoksa benim yaşamak için çok sebebim var yaşamak istiyordum mu demiştir? O caninin yüzünü kazımış mıdır beynine? Sevdiği birisi var mıydı acaba? Aşık olduğu birisi? O an onu mu düşünmüştü? Hayalleri nelerdi? Kariyer sahibi bir psikolog olacaktı belki. Anlamaya çalışacaktı insanları… Neden bu kadar acımasızlar, neden bu kadar kötüler? Nasıl bu kadar vicdansızlar çözebilecek miydi? Yanında biber gazı taşımayı düşündüğüne göre o da güvenmiyordu bu hayata. Çok haklıymış… Özgür olmadığımız, güven duymadığımız ,kendimizi koruyamadığımız bu yerdeki yaşama savaşını kaybetti Özgecan… Onunla birlikte binlerce insanın yandı canı…

Hissettiklerimiz derin, anlatması zor… Çok karanlık günlerdir izlediklerimiz, simsiyah… Unutmamız mümkün değil, yok saymamız imkansız. Geriye dönmek imkansız. Onu geriye getirmek de… Ne Özgecan’ı ne Fatma Yazanı, ne Mert’i, ne Gizem’i ne diğerlerini…

Küçük bir kızım var benim… Tam diyorum ki daha kendimizi koruyamazken onu nasıl korurum? Böyle vahşete sahip insanlar varken, böyle vahşeti savunan insanlar varken söyledikleriyle, yazdıklarıyla asıl bizi vahşete düşüren insanlara sahipken nasıl güven vereceğim kızıma? Sonra diyorum ki umutsuzluğa kapılmaya hakkım yok. Kavgadan, savaştan çekilmeyeceğiz elbet… Umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Mutlu yetiştireceğiz çocuklarımızı her şeye rağmen. Kavgadan vahşetten uzak. Hayatlara saygılı, insanları incitmeyen, sevgi dolu çocuklar. Olacak bir şekilde tabii.
Güven dolu bir ülkede yaşayacağız biz de. Kandan, silahtan uzak, vicdanlı bir ülke olacağız.

Çocuklar inanın, inanın çocuklar… Güzel günler göreceğiz güneşli günler…

Devamını oku...
Top of Page