Reklam Yorumcusu
Ayak Oyunu

Ayak Oyunu

Hepsiburada.com internet sitesi' nin televizyonun reklam akışında bir sonraki aşamada daha iyi bir grafik izletebilmek için şimdilik hafif sıradan hafif ekrandaki izleyiciye yeni bir imaj sunmak için tasarladığı reklamlar her ne kadar basit gibi gözükse de aslında vermek istediği mesaj açısından insanları ben istediğim şeyin ayağına gitmem o benim ayağıma gelsin tarzı ve bilinen insanların hayatından kesitler verilerek anlatması ilgimi çekti...

Gülben ERGEN hanımın ev halinde konu komşusuyla otururken ve hatta bir tanesinin onu onaylayıcı diğerinin ise meraklı bi yapıyla ve merakının üstüne bir de hamile yapısıyla olaya girmesi ilginç...

Ben o parfümün ayağına gitmeeem.... İstediğimiz ve elde ettiğimiz objelerin değerini fazla mı abartıyoruz... sorusu aklıma gelmiyor diil... Aynı bir insana takınılmış durumun bir objeye takınılması ....

Bir diğer konu ise bilinen insanlara olan ilgi alaka ve onlar gibi olma arzusu ve bu onlar gibi olma arzusuna normal insanlar için eklenebilecek bir kaç dijit... Onlar istediklerinin ayağına gitmiyor YA siz...

Aklıma gelen diğer bir soru ise bir objenin ayağına gitmemek onun aslında pek de değerli bir şey olmadığı ve bizim için kullanılabilirliğinin önemlilik sıramıza göre değerlendiği bir konu olup olmadığı...

İlk izlediğimde konuyu anlamlandırmaya çalışırken ben onun ayağına gitmeeem sözü ikili içsel dijitte kırgınlık ve sonrası gitmeeem birincisi ki ikincisi önemli bir şey değil o benim ayağıma gelir çünkü ben ona ihtiyaç duyuyorum ve bu ihtiyacımı bana fazlasıyla hepsiorada dan hepsiburaya ve hepsiburadadan bana anlamında bi yaklaşım iç alemimi sardı sarrrdıııı sardıııııı of bu ne karaltı reklam bitmiş ve video sonrası yenisiiii izlenmeye ve izlenimlerle izleyenlere izlenimlerin sunulması için yazılmaya çalışılıyor.
Devamını oku...
Pınar Aç Bitir Reklamı

Pınar Aç Bitir Reklamı

Bakkaldan içeri giren öyle bir kadın ki, küçük kızını almış yanına alışverişe gelmiş güya. Pınar'ın yeni aç bitir reklamından bahsediyorum. Hani hiç kalmayan tam gelen...



Alışverişe gelen kadının
- 48 gr peynir alayım ben deyip ''Yanlış mı duydum acaba ben?'' diye bütün gözleri ekrana çeviren, aynı şekilde
bakkal amcanın da gözlerini fal taşı gibi açtıran ve ilk şoku yaratan bir isteği oluyor.

Bakkalın ''50 vereyim?'' sorusuna aldığı - "Yooook kalıyor sonra'' cevabını duyması ve arkadan gelen daha saçma bir istek
-Bir ekmeğin üç bölü dördü?... Bütün tontonluğunu üstünden atıp, -Nasıl yani ya dalgamı geçiyorsun sen benimle diye trip
atacağını beklediğimiz bakkal amca şokun etkisiyle iyice saçmalıyor ve -Bir ekmek yani? diyerek yine -yoook kuruyo sonra
yanıtıyla karşılaşıyor. Kadın üç bölü dördü diyor amcam yanlış duymadın, uyan da sepetle artık dükkandan deli midir nedir
diye ekran başında bizim bile sinir olduğumuz bir müşteri...

Demekki onlar bir aile 1 ekmeği bitiremiyorlar ama 1 paket salamı ekmeksiz götürüyorlar. Kadına bakılınca halbuki hiç ekmeği az yer bi hali de yok ama demek ki salam yarıyor:)
Sonraki istek nihayet bir paket aç bitir almak... Bu sefer bakkal amcam gönüllü bölmeye ama yooook o hiç kalmıyor hemen
bitiyor. Götürürsen ekmeksiz biter tabi:) İstekler bitmek bilmiyor ve 2,5 cm çapında 3 tane domates isteğiyle insan
çığrından çıkıyor. Yok artık, ne kadar iyilik sever de olsa hiçbir esnaf bu amcam kadar müşteri memnuniyeti ister bi şekilde
davranamazdı, sanmıyorum. Hadi kızım hadi çapına da sana da deyip kovalasaydı dükkandan daha inandırıcı olurdu:)

Bakkal amcanın aslında demesi gereken (Resim 1-a)



Bir yandan kostümleriyle, dekorlarıyla bize eski mahalle ve bakkal kültürünü hatırlattıkları için içimde
ufaktan bi sıcaklık olmadı değil. Elimize bozuk paraları alıp amcaa bunlarla ne olur diye sorduğumuz, iki ekmek alıp
bunu bizim deftere yazacakmışsın dediğimiz, bir mahallenin bel kemiği olan bakkal amcalar bundan önce de ne kadar saçma
sorularla karşılaştıkları için belki de hazırlar böyle insanlara...

Hey gidi bakkal amcam sen ne Mahmut TUNCER' ler gördün değil mi? Unun var mı? Şekerin var mı? O zaman ne duruyorsun
helva yapsana diye sınırları zorlayan ne istekler gördün... Bir ekmeğin 3/4 'ünü isteyen bi kadın mı isyan ettirecek seni?
Sen de haklısın:) Hiçbir zaman kaybetmedin tontonluğunu, sabrını mahallenin direği bakkal amcam... Şimdi nerelerdesin peki
sorarım sana? Koskoca marketlerin depolarında kendi helvanı mı yapıyorsun yoksa?

Devamını oku...
DeFacto'nun Şifresi

DeFacto'nun Şifresi

Arda TURAN ve Paris HİLTON’ dan sonra, Defacto reklamlarının yeni yüzleri olan Alp KIRŞAN  ve Ezgi MOLA. Alp’in narin yapısına karşı Ezgi’nin tombik sempatikliği..

Adrenalin için her şeyi yapabilirim en son kendime elektrik verdim açıklaması yapan, her an her saniye komik olduğunu zannetmesi en büyük problemi olan,  sanki biraz daha ciddiyetle hareket etse daha başarılı olacağını düşündüğüm, espri yapmak için kendini kasmadığında daha sempatik olan, Alp Kırşan hiperaktifliğine karşı Ezgi Mola sakinliği bu reklam filminde de karşımıza çıktı.

Alp’te nasıl desem, bir Jim Kerry sempatikliği yok değil fakat her şeye de bakın ben komiğim diye atlamasa daha hoş gözükebilir ekranlarda. Ama bir konuda da hakkını yememek lazım şimdi, sonuçta bu adam bebek suratına ve sıska duruşuna rağmen Survivor da kaslı doğuştan daha güçlüydü:)

Ezgi mola ise Defacto ürünlerini kendine gayet güzel yakıştırmış, başarılı rollerde karşımıza çıkmakta olan, kilonun ve gülümsemenin kendisine çok yakıştığını düşündüğüm, reklam filminde ise Alp’e 10 numara çakmasıyla ön plana çıkan, oyunculuğuyla gündemde olup nadir polimiksiz insanlardan biridir… Defacto’nun kapısından girer girmez yine Defacto’nun şifresini çözen Alp’le burun buruna gelen Ezgi sabırla dinler ilk önce Alp’i. Alp sıralar çözdüğü şifreyi. Yalnız şifre sayılarının toplandığında 10 olması gerekir. Olmayan en sonuncusunu da alp kafasına göre 10’a tamamlar:)

Çarpar, böler, toplar sonuç 10…10…10…:)

Sonucunda da bağlar ki Defacto 10 numara rahatlık demekmiş. Ardından da Nuri Alço gülmesi eklenince sonuca Ezgi dayanamaz çantayı geçirir kafasına Alp’in, 10 numara vurdum diye… Bu denklem, bu şifre, bu sonuç bana bir şeyi hatırlattı.

Dakikada satılan ürünlerin toplamı    10…

Bir yılda yapılan giriş sonucu   10…

Mağaza sayısının sonucu da çıktımı size 10… ne etti ? 30…

Hadi bir 10’da yaptıkları işte eğlendikleri her hallerinden belli olan Alp ve Ezgi’ye benden gitsin

- Ne yapaaaar? 40 yapaar !

 

ve Mhp’nin 40. yılı kutlu olsun arkadaşlar :)…

Devamını oku...
Tükenen Ezgi

Tükenen Ezgi

Tükenmişlik sendromu nedir abi ya? Bir insan Patos yerken nasıl tükenebilir? Bir yandan çitos yeyip bir yandan sürekli konuşabilmek de bir ayrı başarı, takdir ettim doğrusu. Sen ye koca bir paket çitosu assolis havasında,dır dır dır konuş çitos bitene kadar bir şey yok çitos bitsin tükendim de. O da yetmedi Bülent Ersoy gibi naralar at; tükendim , tükendim diye.

İki övgüden sonra beni bu günlere sizler getirdiniz iki milyon falovırım var deyip patos bitince gözünde çakan flaş ışıklarından sonra 2 milyon Cd' den bir tanesi işine yaramadığını hatırladı birden. Patos yerken sevgilisiyle boy boy çocuk hayali mi kurar? Nerden nereye :)
Adam sana evlenme teklifi ettiği anda Patos' un bitmesi de adam için büyük talihsizlik üzüldüm doğrusu. Daha 8 senedir tanışıyoruz ne evlenmesi küçücük yüzük deyip de, elinde en fazla 5 dk tutabileceği Çitos paketinden kopamıyor. Üstelik gören de tükendim deyince eridi bitti, bir deri bir kemik kaldı sanır. Oysa ki yiye yiye patates çuvalı gibi olmuş zaten. Tükendim diye ortalığı yırtıyor.

Tükenen bir şey varsa o da Ezgi Mola sayesinde yenip durulan Patos. Neyse arkadaşlar inanın daha fazla yazmak isterdim ama çok tükendim, TÜ-KEN-DİM. TÜKEEEENDİİİİİİİİİM
Devamını oku...
Top of Page