Reklam Yorumcusu
Özlem Dokuzlar

Özlem Dokuzlar

Çocuk da yaparım kariyer de deyip, küçüklüğünden beri içinde bir heves olarak kalan yazma dürtüsünü sonunda dinlemiş, köpürtülmeyi bekleyen deterjan gibi heyecanlı, fotoğraf çekmek için iguanayı bulan ve kameraya bakarak gülümsemesini bekleyen fotoğrafçı kadar sabırlı. Çabucak garip ruh hallerine bürünebilen biri olduğundan su anda da kendini bayağı bir yazar zannediyor. Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Blendax Mucizesi Mi?

Bitki özlü Blendax reklamları serisi, Esra EROL eşliğinde saçmalığın dibine vursa da ben çok yerden yere vuramayacağım, çünkü sırf reklama inanıp satın alan insanlar var mıdır acaba diye düşünürsünüz ya bazen… İşte o insanlardan biriyim ben :) Hani kendime hakaret etmekte pek hoşuma gitmeyeceği için fazla abartmamaya gayret edeceğim…



Bir tane aktara gitmiş, kovayla yüzünü saklamış, sürpiiiiiz diye insanların karşılarına çıkıveriyor Esra EROL… Önce bir kızla röportaja başlıyor ama kafasını şampuanladığı kadın başka… Neden diyor bitkilere bakıyorsunuz? Kadınlar da kendilerince açıklama yapıyorlar. Sonra yapağı saçlı o kurban kadın beliriyor. Kendi de inanmıyor benim saçlarımı mı düzeltecek bu şampuan diye… Ama böyleyken bile çok mutlu görünüyor kocasıyla çocuğuyla. Hatta kadının saçları yıkanırken kocayla çocuk arkada sanırsın duygusal bir filmin içindeler. Nasıl huzurlular Allah’ım… Sanki ilk kez saç yıkıyor kadın.



Birden pat diye kadının saçlar ayy muhteşem harika olmuş. Bir Blendax nelere kadirmiş, sanki rengi bile değişti saçların, fönlendi, ahenkle dans etme yolunda… Acabamı lan dedim olur mu yani? :)

Aldım Blendax yıkadım saçları. Kimse bu kadar huzurlu izlemedi beni ama olsun… Kuruttum neyse hevesle baktım aynaya, benim yine aynı sanki altlar yapışıkta üst tabaka havadaymış gibi tülerdi saçlar... İlk cümlem “Ulan Esraaaaa!” olsa da dedim saf mısın ya git fön çektir şu saçlarına. Hiç mi reklamın sonunu izlemezsin? Orada apaçık bell ki kandırılıyoruz:) Reklamın sonunda Blendax’ın 2 gün etkisini kaybetmediğini ispatlayacaklar ya, güya 2 gün geçmiş de Esra kadının evine teftişe gitmiş. Etkisini koruyor mu şampuanımız diye ama Esra hanımın kıyafet, saçlar, makyaj sonra kadının kıyafet, saçlar hatta kocadaki huzur dolu bakışlar hepsi aynı…

Keklenmeyin arkadaşlar. Ben fena keklendim siz kaçın kurtarın kendinizi gözünüzü seveyim :)

Deli Bu Kadir

Nereden başlayacağımı inanın bilemedim…İyisi mi yine o ünlü bakışlardan başlayayım:)

Öyle bir reklam filmi ki ünlü bakışlar bile yetmemiş durumu kurtarmaya. Şömineye bakmasıyla ateşi yakması bir olur daha bismillah Kadir Abimizin ve o vahim sahneler başlar…

Sıralar can alıcı bakışları, bazen böyle bakarım bazen şöyle bakarım internete diye:) hayal edersin kendi kendine Kadir İnanır bu bakışları hangi sitelere atıyor olabilir internette diye :P

Hangi sitelere olacak canım Sigortam.net’e tabiî ki… Sonra da der ki ben baktım mı öyle bir bakarım ki benim için %45’e varan fiyat avantajı sağlarlar… E sağlayacaklar tabi ben şahsen tebrik ettim sigortam.net çalışanlarını, seni bu reklam filminde oynatmayı sana kabul ettiren kim varsa helal olsun onlara ki kafan mı güzeldi sana bu teklifle geldiklerinde bilemedim…

Hey gidi Deli Kadir… Bakışlarıyla kadınların içini titreten selvi boylum… Kabadayılar kabadayısı… Harmandallarının, çökertmelerin efesi… Geçmiş devrin imparatoru, şimdiki devrin akil adamı :P… Hey gidi oyun bozan Tatar Ramazan… Sen ki kurşunlar yedin de yine yıkılmadın…Sen ki Komser  Şekspir filminde mavi peruklar taktın, uzun etekler giydin cadı oldun da yine bu kadar çizdirmedin karizmayı… Ne oldu da internetten keçi alacak durumlara düştün?

Şimdi tekrar tekrar izleyince bi kötü oldum içim bi fena oldu benim:) Ne hallere düştük yazık günahtır yani nerdeeen nereye… Eee sen nelere ‘’KADİR’sin’’ ey gidi para…

Pınar Aç Bitir Reklamı

Bakkaldan içeri giren öyle bir kadın ki, küçük kızını almış yanına alışverişe gelmiş güya. Pınar'ın yeni aç bitir reklamından bahsediyorum. Hani hiç kalmayan tam gelen...



Alışverişe gelen kadının
- 48 gr peynir alayım ben deyip ''Yanlış mı duydum acaba ben?'' diye bütün gözleri ekrana çeviren, aynı şekilde
bakkal amcanın da gözlerini fal taşı gibi açtıran ve ilk şoku yaratan bir isteği oluyor.

Bakkalın ''50 vereyim?'' sorusuna aldığı - "Yooook kalıyor sonra'' cevabını duyması ve arkadan gelen daha saçma bir istek
-Bir ekmeğin üç bölü dördü?... Bütün tontonluğunu üstünden atıp, -Nasıl yani ya dalgamı geçiyorsun sen benimle diye trip
atacağını beklediğimiz bakkal amca şokun etkisiyle iyice saçmalıyor ve -Bir ekmek yani? diyerek yine -yoook kuruyo sonra
yanıtıyla karşılaşıyor. Kadın üç bölü dördü diyor amcam yanlış duymadın, uyan da sepetle artık dükkandan deli midir nedir
diye ekran başında bizim bile sinir olduğumuz bir müşteri...

Demekki onlar bir aile 1 ekmeği bitiremiyorlar ama 1 paket salamı ekmeksiz götürüyorlar. Kadına bakılınca halbuki hiç ekmeği az yer bi hali de yok ama demek ki salam yarıyor:)
Sonraki istek nihayet bir paket aç bitir almak... Bu sefer bakkal amcam gönüllü bölmeye ama yooook o hiç kalmıyor hemen
bitiyor. Götürürsen ekmeksiz biter tabi:) İstekler bitmek bilmiyor ve 2,5 cm çapında 3 tane domates isteğiyle insan
çığrından çıkıyor. Yok artık, ne kadar iyilik sever de olsa hiçbir esnaf bu amcam kadar müşteri memnuniyeti ister bi şekilde
davranamazdı, sanmıyorum. Hadi kızım hadi çapına da sana da deyip kovalasaydı dükkandan daha inandırıcı olurdu:)

Bakkal amcanın aslında demesi gereken (Resim 1-a)



Bir yandan kostümleriyle, dekorlarıyla bize eski mahalle ve bakkal kültürünü hatırlattıkları için içimde
ufaktan bi sıcaklık olmadı değil. Elimize bozuk paraları alıp amcaa bunlarla ne olur diye sorduğumuz, iki ekmek alıp
bunu bizim deftere yazacakmışsın dediğimiz, bir mahallenin bel kemiği olan bakkal amcalar bundan önce de ne kadar saçma
sorularla karşılaştıkları için belki de hazırlar böyle insanlara...

Hey gidi bakkal amcam sen ne Mahmut TUNCER' ler gördün değil mi? Unun var mı? Şekerin var mı? O zaman ne duruyorsun
helva yapsana diye sınırları zorlayan ne istekler gördün... Bir ekmeğin 3/4 'ünü isteyen bi kadın mı isyan ettirecek seni?
Sen de haklısın:) Hiçbir zaman kaybetmedin tontonluğunu, sabrını mahallenin direği bakkal amcam... Şimdi nerelerdesin peki
sorarım sana? Koskoca marketlerin depolarında kendi helvanı mı yapıyorsun yoksa?

Bu RSS beslemesine abone ol
Top of Page