Reklam Yorumcusu
Özlem Dokuzlar

Özlem Dokuzlar

Çocuk da yaparım kariyer de deyip, küçüklüğünden beri içinde bir heves olarak kalan yazma dürtüsünü sonunda dinlemiş, köpürtülmeyi bekleyen deterjan gibi heyecanlı, fotoğraf çekmek için iguanayı bulan ve kameraya bakarak gülümsemesini bekleyen fotoğrafçı kadar sabırlı. Çabucak garip ruh hallerine bürünebilen biri olduğundan su anda da kendini bayağı bir yazar zannediyor. Eposta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Fazlaca Çikolatalı

Bazı reklam filmlerini izlerken, hem sinir olup, hem de izlemekten alamazsın kendini. İğrenç bir çekicilikleri olur ki bu bana akılda kalsın diye özellikle yapılan bir şey gibi gelmiştir hep…

Dido’nun bundan önceki reklam filmleri de öyleydi hatırlarsanız. Dodi dodi dodi diye bağrınıp, sonra dido yiyorlardı. Dodi’si gelene dido diye de bir sloganları vardı. En son çekilen reklam filmi ise ‘’Sana nasıl hissettiriyor?’’ sloganıyla çıktı karşımıza… Çikolata yerken suratı garip bir hal alan, belli ki mutlu değil ama yiyeceğiz artık napalım gibi bir surat ifadesine bürünen üniversiteli bir genç, koca bir kapıdan içeri girer girmez niyedir belli değil ortaya dikilip çikolatadan ısırır.

Konuyla alakası olmayan fotoğraf. (Resim 1-a)

Sonrası vaaauuuvv hayaller dünyası :) Sen kaykaya bin, gözlükleri tak, rampadan in, oto yıkamadan su yerine çikolatalar aksın, aman Allah’ım sabahlar olmasın:) içinden geç çikolata şelalasinin (ki bu fikirde Biskolata’ nın son reklam filminden alıntı gibi olmuş), Yüz göz her yer çikolata… Sonrası çocuğun öylece çikolatalar içinde dans ettiğini sanması.. gözleri açması.. okulda olduğunu fark etmesi..  rezil olmuşluk hissi:) Arkadaşlarının ‘’Rezilsin ama napalım arkadaşımızsın gel otur şuraya hadi daha fazla kepaze olmadan’’ bakışları… Çocuğun da onlara Dido’yu göstermesi ve kapanış…

Çok ama çok çikolatalı gofret Dido… Sana nasıl hissettiriyor?  Ben yesem herhalde kalkarım ayağa, çıkarım dağlara, uğramam hiç şehirlere… Nasıl bir gofretmişsin sen be Dido? Vay anasını Dido!

Na ni na Dido:) …

Sonuçta bir reklam filmi, klip ya da dizi ne olursa olsun alıntı olduğu hissi verir, başka bir klip ya da reklam filmini hatırlatırsa bana… Uğraşılmasın boşuna… Gitmiyor hoşuma… la la la la la laaaaa…:)

DeFacto'nun Şifresi

Arda TURAN ve Paris HİLTON’ dan sonra, Defacto reklamlarının yeni yüzleri olan Alp KIRŞAN  ve Ezgi MOLA. Alp’in narin yapısına karşı Ezgi’nin tombik sempatikliği..

Adrenalin için her şeyi yapabilirim en son kendime elektrik verdim açıklaması yapan, her an her saniye komik olduğunu zannetmesi en büyük problemi olan,  sanki biraz daha ciddiyetle hareket etse daha başarılı olacağını düşündüğüm, espri yapmak için kendini kasmadığında daha sempatik olan, Alp Kırşan hiperaktifliğine karşı Ezgi Mola sakinliği bu reklam filminde de karşımıza çıktı.

Alp’te nasıl desem, bir Jim Kerry sempatikliği yok değil fakat her şeye de bakın ben komiğim diye atlamasa daha hoş gözükebilir ekranlarda. Ama bir konuda da hakkını yememek lazım şimdi, sonuçta bu adam bebek suratına ve sıska duruşuna rağmen Survivor da kaslı doğuştan daha güçlüydü:)

Ezgi mola ise Defacto ürünlerini kendine gayet güzel yakıştırmış, başarılı rollerde karşımıza çıkmakta olan, kilonun ve gülümsemenin kendisine çok yakıştığını düşündüğüm, reklam filminde ise Alp’e 10 numara çakmasıyla ön plana çıkan, oyunculuğuyla gündemde olup nadir polimiksiz insanlardan biridir… Defacto’nun kapısından girer girmez yine Defacto’nun şifresini çözen Alp’le burun buruna gelen Ezgi sabırla dinler ilk önce Alp’i. Alp sıralar çözdüğü şifreyi. Yalnız şifre sayılarının toplandığında 10 olması gerekir. Olmayan en sonuncusunu da alp kafasına göre 10’a tamamlar:)

Çarpar, böler, toplar sonuç 10…10…10…:)

Sonucunda da bağlar ki Defacto 10 numara rahatlık demekmiş. Ardından da Nuri Alço gülmesi eklenince sonuca Ezgi dayanamaz çantayı geçirir kafasına Alp’in, 10 numara vurdum diye… Bu denklem, bu şifre, bu sonuç bana bir şeyi hatırlattı.

Dakikada satılan ürünlerin toplamı    10…

Bir yılda yapılan giriş sonucu   10…

Mağaza sayısının sonucu da çıktımı size 10… ne etti ? 30…

Hadi bir 10’da yaptıkları işte eğlendikleri her hallerinden belli olan Alp ve Ezgi’ye benden gitsin

- Ne yapaaaar? 40 yapaar !

 

ve Mhp’nin 40. yılı kutlu olsun arkadaşlar :)…

Kapıdan Atlayamamak

MNG Kargonun Mehmet GÜNSÜR’lü çok eğlenceli, duygulu, Mardin’li, Diyarbakırlı, çoluklu çocuklu, sazlı gitarlı reklam filmi…



İnsanların mutlu oldukları reklamları hep sevmişimdir. Hele çocukların mutlu olduğu…Mardin’de geçen Diyarbakır türkülü, geziye gidip de tencere tava çalarak şarkı söyleyen çocukları gören ve şarkıya, aynı zamanda mutluluklarına eşlik eden Mehmet GÜNSÜR. Memedimi de pek severim Yalnız bir sorun varsa eğer o da reklamda bir şeyler yarım kalmış gibi. Sanki bir kısa film gösterimdeyken araya parazit bir reklam girmiş sonrasında film devam etmiş hissi verdi bana. Biz sadece kargolarınızı değil duygularınızı da taşıyoruz sloganıyla pat diye kesilmiş gibi. O sloganı reklamın bitişinde verip kesmeselerdi sanki daha iyi olurmuş.

Ayrıca çok sevmem tabi ki eleştirmemi engellemediği için, lütfen Memedim şarkı söyleme sen el şaplat yalnızca Çünkü biran o sakallarından tutup aşağıya doğru asılasım geldi sen şarkı söyleyince
Yine de insanın içini ısıtan bir reklam olmuş. Samimiyetinden dolayı akılda kalıcı.Tebrikler Mehmet GÜNSÜR, Yönetmen Özer FEYZİOĞLU, Tebrikler çocuklar…

Dipnot: Belki yayından kaldırılabilir diye de beklemiyor değilim. Sonuçta çocuklar tencere tava çalıyorlar Allah korusun komşulardan şikayet gelse çocuklar ceza alırlar. Örgüt suçuna bile girebilir ki medya böyle şeylere asla müsaade etmez :P

Bu RSS beslemesine abone ol
Top of Page